Yaşam süresi en uzun ülkeyle – Uzun yaşamın sırları

İtalya, Japonya’dan sonra (ortalama 86) yaşam süresinin en uzun olduğu ülke. Aslında bunu bilmek için araştırma yapmaya veya istatistiğe gerek yok, caddeye bakmak yeterli. İtalya sokaklarında alışveriş yapan, bisiklete binen, arkadaşlarıyla buluşup şarap içen, hoplayan zıplayan seksenlik doksanlık nine ve dedeler görmek mümkün. Bu kültürel şoku atlattıktan sonra bu hayat tarzını gözlemleyip bu diyarda yaşam süresinin neden uzun olduğunu incelemeye koyuldum. 

Uzun yaşamın sırrı ne?

Uzun ömrün hüküm sürdüğü yerde yaşamak insanın düşünce tarzını ciddi bir şekilde değiştiriyor. Bir cenaze gördüğümde İtalyan halaya bilgi almak amacıyla ölenin kim olduğunu sordum.

-Genç bir adamdı.

-Kaç yaşındaydı?

-78.

Açıkça bunu söyleyen bir İtalyan’dı. Benim gözler tabi fal taşı düşünmekte. 78 yaşında genç biri mi!!

Tabi genç ve yaşlı olmak göreceli kavramlar. Yaşam süresi ortalaması 55 olan bir ülke için 50 yaş yaşlı sayılırken, yaşam süresi ortalaması 85 olan için çok genç olabilir.  Yani düşünce ve fikirlerimiz yaşadığımız coğrafaya ve kültürle doğrudan orantılı.

Peki uzun yaşamın sırrını anlatıyorum. Hem de bedava! Çok yaşaması benden!!piove-0248

YEMEK

Ah çok da sırdı sanki diyenleri duyar gibiyim. Adana’dan; yiyeceğin, sebzenin, etin bol olduğu bir şehirden, yeme standartının fena olmadığı bir aileden gelen 30 yaşını aşmış, yemesine dikkat eden biri olarak söylüyorum; ben pek de birşey bilmiyormuşum!

Ayrı bir yazı başlığı olması gereken bu konuya kısaca değineceğim.

Araştırmalar Akdeniz diyetinin fiziksel ve psikolojik olarak ileriki yaşlara dek daha sağlıklı olduğunu ortaya koyuyor zaten. Kaliteli, organik yemek ve dengeli beslenmek ömrü uzatıyor. Bunlar yine bilindik cümleler. Örnekle; adamlar yiyecek konusunda bilinçli, aldığı tuza kadar içeriğine bakıyor. Sonradan ben de farkettim ki birçok ülkede bildiğimiz doğada bulunan tuzu bulmak bile çok zor. Markette satılan tuzlar içinde bağımlılık yapan madde içeriyor. Bunu bilmeden yiyoruz. Benim İtalyan’ın benimle yarım saati aşkın bisküvinin (Mulino Bianco, İtalya’da yaşayanlar bilirler, çok severim reklama sayılabilir) paketi hakkında konuştuğunu biliyorum:

-Bak bu paket çevreye/geri dönüşüme duyarlı, bu ürünün yapıldığı fabrikada temiz enerji kullanılıyor, içeriğinde şu şu maddeler organik, şurada yetişmiş vs. gibi.

Adamlar bu boyut yani. Biz de alışveriş dialogları genelde “kaçaymış o?”dan ibaret.

Asla ve asla zeytin yağı dışında yağ kullanılmıyor. Diğer yağlar sadece kızartma için ve BİR KEZ kullanılıyor, yağı iyice süzülüyor. 

Kültürün yemek olduğunu hayat tarzına bakarak bile söyleyebilirsiniz. Mesela iki ADAM saatlerce bir sosun tarifi hakkında tartışabilirler. İnanamayacağınız detaylar hakkında benim hayatımda bayanlar arasında bile görmediğim yemek konuşmalarını yapabilirler.

Dolayısıyla İtalya’da bir evdeki en önemli obje yemek masasıdır. Özenle seçilmiş alınmış yemek masası evin en orta/güzel yerine yerleştirilir. Tabi yemek masasının en fazla zamanın geçirildiği yer olduğunu düşünürsek gayet mantıklı. Saatler süren yemek ve yemek muhabbetleri İtalyan kültürünün birincil özelliği.

Ve düğünler tabiki yemekli. Yemeksiz düğün yok. Daha doğrusu düğün demek yemek demek. Ama öyle böyle değil. Bütün İtalyan geleneğine uyar şekilde özenle hazırlanmış görselliğe önem verilmiş, başlangıç, birkaç çeşit ana yemek, tatlısı, kahvesi, şarabıyla her türlü insan evladını fazlasıyla doyuran yemek.

dugun

Tabi bir İtalyan annenin evde yaşamayan oğlu/kızıyla yaptığı konuşma da yine kültürü yansıtır şekilde:

-Tutto bene? (Herşey yolunda mı?)

-Mangiato bene? (İyi besleniyor musun?)

Burdaki “iyi”nin karşılığı tabi kültürden kültüre değişiklik gösterir.

Italian Food-194110

AKTİF YAŞAM

İtalyanlar başta olmak üzere diğer Akdeniz ülke insanları kendilerine bakma konusunda oldukça bilinçliler. Çocukluktan itibaren herkes sporla iç içe. Mutlaka herkes hayatında sporla uğraşmış veya hala uğraşmakta. Ama bu bizim fitnes salonuna yazılıp, ayda bir gidip iki ağırlık kaldırıp da spor yapıyorum demek gibi değil tabi.

Ben İtalyan kocamın siyah kuşak olmasından gurur duyarken bir de baktım bütün köy siyah kuşakmış. Jujitsu da ne ise!!

Geçen sene tecrübe ettiğim bisiklet turunu bilenler vardır. İtalya’da beni 75 km bisiklet turuna davet ettiklerinde hiç düşünmeden “evet” dediğim. Yıllarca spor yapmış biri olarak kendime güvenim tam tabi. Benden yaşı fazla olan bu grup gidiyorsa ben hayli gider yaparım diye düşündüm. Mesafenin ne olduğunu daha sonra anladım. 75 kilometre! Bu Adana’dan Mersin, İstanbul’un bir ucundan öbür ucu demek.

Tabi bu turu nasıl çamura düşerek ertesi 3 gün yürüyemediğimi, son kilometrelerde arkamdan itilerek tamamladığımı anlatacak değilim.

Ama bu ve bunun gibi dilim dışarda tamamladığım tur ve yürüyüşler kuvvetli İtalyanlar için çantada keklikti. Ne de olsa spor ve aktif yaşam onların hayat tarzı. Bizim gibi hayatımızdaki yaptığımız spor otobüs durağına veya bakkala gitmekten ibaret değil.

Yani aktif yaşam ömrünüzü uzun kılar.

nonna
87 yaşında büyükanne (nonna). Tek başına yaşıyor, hergün 6 km uzaklıktaki merkeze bisikletiyle gidip geliyor, gözlüksüz örgü yapıyor. Tek başına makaleyi hak ediyor ama ünlü olmak istemiyor!

STRESSİZ YAŞAM

Stressiz yaşam derken bir çok Akdenizli Avrupalı benimle aynı fikirde olmayacaktır ama tabi onlar İstanbul’da yaşamadılar. İtalya, İspanya, Fransa gibi yaşam süresi uzun olan ülkelerin büyük şehirlerden çok küçük kasaba ve köylerden oluşması yaşam ortamlarını daha stressiz ve doğal olmasını sağlıyor.

YAVAŞLIK

İtalya’ya giden herkesin onaylayacağı gibi orada herşey yavaş. Sadece araba ve insanlar değil bütünsel olarak düşünce yapısı da yavaş. Mesela bir İtalyan’dan birşey istediğiniz zaman hemen yapılmasını beklemeyin. Onlar her zaman sakindir.

Büyük şehirlerde yaşayan insanlar gibi bir yere ya da birşeye yetişme telaşında değiller. 

Kendimi hatırlıyorum İstanbul’da. Yürümez adeta koşardım birşeylere yetişmek için. İşe yetişmek, trene otobüse yetişmek, trafiğe kalmamak vs. Her zaman koşturmaca zaman içerisinde alışkanlık haline geliyor tabi. Durulmam baya bir zaman aldı yani. Tabi bu kalabalık şehir yapısının olmamasından da kaynaklanıyor. İstanbul’dan gelen biri için sakin kalan şehir, yerel halk için kalabalık ve rahatsız edici sayılabiliyor.

piove-0226
Trafik levhası da mesajı veriyor!!

Fiziksel sakinlik zihinsel sakinlik…

Aynı şekilde içecek kültüründe de bir dikişte içilen içecek yok İtalya’da. Her şey zaman alıyor. Yavaş yavaş özümseyerek, keyif alarak… Zaman tüketimi yok.

TABİKİ ŞARAP

Birçok belgesel ve makalede üzümün ve şarabın ömrü uzatmasından bahsediliyor. Bazıları kalp için iyi diyor, bazıları kolestrol için. Orasını bilmiyorum ama bence ortalama yaşam süresi yüksek ülkelerin (Fransa, İspanya, İtalya) aynı zamanda en büyük şarap üreticileri olması bir tesadüf değil. 

Italians-2046

SAĞLIK SİSTEMİ

Son yıllarda ortalama yaşam ömrü fakir ülkelerde dahi arttı. Ne kadar ilaç endüstrisinin acımasız ve insanlığa hizmetten uzak olduğunu düşünsemde, artık insanlar veba, sıtma, kabakulak gibi hastalıklardan ölmüyorlar. Sağlık sisteminin iyi ve sosyal olması da ülkede yaşayan insanların yaşam süresiyle doğru orantılı. Yine yaşam ortalaması yüksek ülkelere baktığımızda bu ülkelerin sağlık sisteminin sosyal, yani halka açık ve ücretsiz olduğunu görüyoruz. Yani doktoru görmek için zengin olmak (!) gereken Amerika’da insanların uzun ömürlü olması pek beklenmez. (Amerika’da en çok ölümlerin cinayetle olması ayrı bir konu ve ülke politikasıyla ilgili tabi) 

Başka bir örnek son dönemde yaşadığım İrlanda’da ne kadar devlet hastanesi olsada hastanelerin yetersizliğinden randevu almak veya tedavi görmenin neredeyse imkansız halde olması da yine iyi sağlık sisteminin olmamasından kaynaklanıyor.

ILIMAN İKLİM

Kanada dışında diğer yaşam süresi uzun ülkelerin hepsinin – Japonya, Fransa, İspanya, İtalya – ılıman iklime sahip olduğunu görüyoruz. 

Ilıman iklimle beraber, temiz ve bol oksijenli havada yaşam süresiyle doğru orantılı. Büyük şehirleri, tozu, dumanı, egsozu olmayan bu Akdeniz ülkelerinde insanların uzun yaşaması çok normal. 

La Spezia, one of the little city in Italy..
La Spezia, 100 binlik nüfusuyla Cenova’dan sonra bölgenin ikinci büyük şehri!

Düşünce yapısı ve kültüre dair iki basit örnek;

İstanbul’da ev tutacağımız zaman, ben duraklara yakın olması sebebiyle E-5 kenarındaki evlere bakarken, benim İtalyan’ın ciddi bir şekilde karşı çıkarak, bu kadar kirli ve egsozlu yerde yaşanır mı demeçleri verirken, neden dedesinin 94 yaşında vefat ettiğini ve ninenin 87 yaşında bisiklet sürüp ordan oraya hoplayıp zıpladığını daha iyi anlamış oldum.

Bizim 87 model karavanı İtalya’da evin bahçesine park ederken, araçtan çok duman çıktığı için kayın babanın eve kaçmaları da daha anlamlı hale geldi.

MUTLULUK

Uzun ömür için mutluluk şart! Mutsuz ve karamsar hayat tarzının ömrü uzun yapacağı düşünülemez tabi. 

Acaba biz kaç yaşarız?

Share it! Sharing is cool!!!


Do you want more? Subscribe my newsletter:


Related Posts:

11 thoughts to “Yaşam süresi en uzun ülkeyle – Uzun yaşamın sırları”

  1. Guzel bir yazi olmus. Bu konuyu ben de dusunmustum ve kafa yormustum Ispanya’da yasarken, Japonya dan sonra 2. Siradaydi o zaman Ispanya. Japonya hep birinci:) Bence de akdeniz diyeti onemli, bol bol sarap ve zeytinyagi. 2 konu var, yorum yapacagim, Birincisi, italya’nin egzersiz/spor yapma orani EU ortalamasinin bayagi altinda. Su rapordan bakabilirsiniz,
    http://ec.europa.eu/public…/archives/ebs/ebs_334_en.pdf
    Belki gunluk hareketlilik yetiyordur onu bilemem. Tabii ki eger referans noktamiz Turkiye olursa Turkiye cok asagilarda, kiyas kabul etmez. Yillar once Barcelona’ da calistigim universitede bir ogle yemegi masasinda, bir gun onceki kosulan maratona katilan 4 kisi vardi mesela, boyle bir yuzdeyle Turkiye’de karsilasmaniz mumkun degil.
    Ikinci olarak ben Italya’nin kolektivist yani bireyci olmayan bir toplum oldugunu dusunmusumdur, ve bunun insan hayatini uzattigini varsayabiliriz. Insan sosyal bir hayvandir sonuc olarak. Bunun da etkisi olabilir, kuzey ve guney italya da bu konuda buyuk farklar olsa da. Buna ek olarak, sehirlerde de uzun yasama oranlarinin daha dusuk olabilecegine inaniyorum, hem sehir insaninin daha bireyci olmasindan hem de Italyan buyuk sehirlerinin altyapi problemlerinin (toplu tasima vs) insanlari daha stresli yapmasindan. Bence bu uzun yasama oranlari sizin de dediginiz gibi kentlesme oranlarinin goreceli olarak dusuk olmasindan kaynaklanabilir, bunun pozitif etkisi olabilir. Italya nin kentlesme orani diger gelismis ulkelere gore daha dusuk: 69%, Turkiye’den bile daha dusuk. Suradan bakabilirsiniz worldbank verilerine.
    http://data.worldbank.org/indicator/SP.URB.TOTL.IN.ZS
    Son olarak, gunes, mutluluktur, mutluluk da uzun yasam demek. En onemli faktorlerden biri bu olabilir gercekten. Italya’nin bu uzun yasama trendine burada yasayan biz Turklerin de uyabilmesi dilegiyle sevgiler.

    1. Teşekkürler yorum için. Araştırmalarımda Japonya için yaşam süresi 86 iken, Fransa, İtalya ve İspanya için 85 diyordu. Yani Akdeniz ülkelerini bir arada saymak doğru olur ve bende zaten bu 3 ülkeyi baz alarak yazdım.
      Spor istatistiklerine göz atmadım. Birebir gözlemlerim bunlar. Kimi ülke ötekinden az veya çoktur onu bilmem, ama bildiğim bu Akdenizliler dozunu iyi biliyor olmaları (belki aşırı spor da iyi olmayabilir yani) ve spor yeme, içme gibi hayatlarının bir parçası.
      Kolektivist olmanın yaşam süresine etki ettiğini düşünsek bile çok veya erken çocuk sahibi olma ile alakası olduğunu düşünmüyorum. İrlanda veya İngiltere’de ortalama çocuk yapma çok yüksek olmasına rağmen tamamen bireysel bir topluluk. (Özellikle şu sıralar buna ciddi tanıklık ediyorum) İzlanda hakkında birebir bir tecrübem yok. Belki onlar kültürel olarak dışarıda kalmayı başarabilmişlerdir.

  2. Ben yaklasik 28 yildir italyada yasayan biri olarak sizi tebrik ediyorum. Gozlemleriniz cok dogru ve guzel ifade edilmis harika kutluyorum sizi

  3. Güzel yazı tebrik ederim..Düşündüğümden farklı bir İtalya profili çıktı karşıma.Ayrıca güzel bir tezatta,her şeyi yavaş dediğiniz ülkenin Ferrari,Lamborghini,Maserati gibi dünyanın en hızlı araçlarını üretiyor olması..

    1. Teşekkürler Ercan, çok güzel yorum! Beni gülümsetti. Dediklerinde kesinlikle haklısın ve ben yine onu herşeyi yavaş ve titiz yapmalarına ve herşeyi detaylı konuşabilme/yapma yeteneklerine bağlıyorum. Basit ve saçma bir konu hakkında bile – herkes konuya hakim olsa bile – böbürlenmeden veya kestirip atmadan saatlerce neden, sonuç ve her türlü detay hakkında konuşabiliyorlar. Bazen onlara katılsamda muhabbeti uzun süre detaylı konuşmak bana hala zor ve sıkıcı geliyor. Burada “detaycılık” üzerinde çok durmadım uzun ömür ile alakalı olmadığı için ama araba konusunun (ve çok bilimadamları olma, estetik vs) bununla ilgili olduğunu düşünüyorum.

  4. Merhaba Özlem, yazınızı sonuna kadar sıkılmadan okudum,
    gözlemleriniz genel olarak ülkenin iyi bir özeti. Yaşam süresi ortalamasında güneyin daha yüksek, kuzeyin daha düşük olduğunu düşünüyorum. Büyük şehirlerin hızı, ulaşım problemleri, trafik stresi, uzun çalışma saatleri yaşam süresini kısaltan etmenler. İtalya’da yavaş şehirler ve küçük kasabalar oldukça çok, bu bakımdan Akdeniz bölge ülkeleriyle benzeşiyorlar. Ancak kuzeyde besin kalitesi güneye nazaran düşük ve çok pahalı. Dikkatimi bir çeken başka husus, ki değinmeden geçemeyeceğim, bireysellilk ve aile yoksunluğu. Evlenme oranları giderek düşüyor, hatta neredeyse durmuş durumda. Birlikte yaşama tercih ediliyor ve zamanı gelince herkes kendi yoluna deyip ayrılıyor. Önemli sebeplerinden biri ekonomik şartlar. Ailelerde çocuk sahibi olma yaşı çok geç ve ikinci çok çocuk nadir. Yaşam stresli insanlar ve agresif, bu şartlarda kuzeyde bahsettiğiniz çok uzun yaşam pek mümkün değil. Ancak “citta slow” isimli güneydeki kasabalarda, eminim yaşamak güzeldir.
    Sevgiler…

    1. Önemli değil Ayhan Bey, Öznur, Özlem, Ozzy olur. Okul yıllarımda Songül, İlknur bile oluyordu, en azından Özlem yabancı değil, ablam olur :))

      Yorumunuz için teşekkürler. İtalya’nın (İspanya’da da benzer farklar var) kuzey ve güney farkına değinmeniz güzel olmuş. Ama kuzey ve güney arasında trafik ve stres farkı olduğunu düşünmüyorum. Sadece büyük (!) şehirlerde trafik olduğundan belki kuzeyde daha çok büyük şehir olduğunu söyleyebiliriz. Ama kuzeyde kalmış biri olarak küçük kasaba havalı kentleri ülkenin heryerinde mevcut.

      Aile, evlenme konusuna kesinlikle katılıyorum. Benim gözlemlerim -heryerde de söylerim- İtalyanların evlenip çocuk yapmadığı. Yirminin üzerinde 35 yaşını aşmış kişi tanıyorum. Bunların sadece 3 tanesinin çocuğu var. Bunun sebepleri politik, ekonomik vs olabilir tabi, ancak bunun yaşam süresine etki ettiğini düşünmüyorum. Bilinçli ve eğitimli olan kuzey insanı da, yemeğine sağlığına dikkat ederek gayet uzun bir ömür sürebiliyor.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.