Bergamo'da hayat. Bir coronavirüs hikayesi.

Bergamo’da Bir Gölge Hayat | Bir Coronavirüs Hikayesi

Neden Bergamo bu kadar meşhur oldu?

Avrupa’daki iyi konumu ve Ryanair’in ucuz uçuşları sayesinde Milan’ın yakınındaki bu küçük şehir son yıllarda popüler hale geldi. Ancak Bergamo Alpleri’nin ayaklarının altındaki bu şehir birkaç haftadır turizm yerine coronavirüs salgını sebebiyle duyulur oldu. (*Bergamo şehri İtalya’da ilk coronavirüsün başladığı yer)

Bergamo’ya taşınma

İki yıl önce Bergamo’ya taşındığım gün Cenova’da köprünün yıkıldığı gündü. Böyle bir felaketle İtalya’ya gelmem ailemde ve bende biraz endişe yaratmıştı. Şimdi ise, bu olaydan iki yıl sonra, tam da ülkeyi terkedecekken Bergamo’da kendimi pandeminin ortasında buldum. Ailem yine binlerce kilometre uzaklıkta benim için tekrar endişeleniyor.

Pandemi gelir beni bulur

Çok değil, birkaç hafta önce arkadaşlarla bir araya gelir gündemdeki salgın hakkında aptalca şakalar yapardık. Olayı ciddiye almaz, Çin gribi der, insanı değil ancak bir sineği öldüreceğini söylerdik.

Bu tehlike bize çok uzak görünüyordu. Birçok kişi gibi ben de bu konuyu mümkün olduğunca görmezden gelmek istedim. Ancak kısa sürede salgın etrafımı sardıkça, görmezden gelmenin artık çok geç olduğunu ve asıl felaketin başlamakta olduğunu farkettim. İş arkadaşımın kocası, başka bir arkadaşımın kayınvalidesi pozitif olarak hastaneye kaldırılmıştı. Benim de pozitif olmam bir an meselesiydi.

supermarket in italy
Asıl felaketin başlamakta olduğunu farkettim.

Geçmişe sıkışmak

Bu pandemi aylarca üzerinde çalıştığım planlarımı bozdu.

Kız arkadaşımdan ayrıldım ve İtalya’yı terke etmeye karar verdim. Mart sonunda ayrılmak için iş yerime dilekçemi verdim. Eşyalarımı paketleyip eve, Polonya’ya gönderdim. Eve yeni kiracı buldum. Uçak biletlerini aldım. Planım uzun bir Güney Amerika turu yapmaktı. Sonunda İtalya’dan ayrılacak yeni hayatıma başlayacaktım.

1 ay, 3 hafta, 2 hafta… Coronavirüs kapıya dayandı ve ben bırak Güney Amerika’yı evden bile çıkamıyorum.

Aylarca ailemi ve arkadaşlarımı görmeyi beklerken, havaalanlarının kapatıldığı haberi geldi. Ulusal güvenlikten dolayı hiç kimse ülkeyi terk edemiyordu.

Kendimi çok kötü hissettim, çünkü bu durumun ne zaman biteceği ve karantinanın ne kadar süreceğini hiç kimse bilmiyordu. Bütün planlarım alt üst olmasının yanında buraya sıkışıp kalmıştım.

Şu anda ayrılmam gereken ülkede, çıkmam gereken işi, olmamam gereken evden yapıyorum.

stock for epidemic, pandemic
Markete gidip önümüzdeki haftalar için stoğumu yaptım. Bu karantina günlerinin tek avantıjı geliştirdiğim aşçılık yeteneğim oldu.

Kaygı

Problemin sonuçları anlaşılabilir olsa da, gündelik hayata bu etki edeceğini hiç kimse düşünmemişti. Ne kadar kapalı okullar, kurumlar ve iş yerleri bir sorun olarak görünse de asıl sorun bu değil. İtalyanlar için asıl sorun sosyal izolasyon. Yani insanlara yaklaşmama, mesafeli durma ve evden çıkmama.

Yasakların yüzlerce somut örneği var. Ofiste çalışanlar arasına mesafe koymak ve içeri giren sayısını sınırlamak için marketin önünde kuyrukla başladı herşey. Gereksiz trafiği önlemek için yapılan kontroller… Bazıları benim gibi aylarca yetecek kadar stok yapma, evden çalışma, haber izlememekle kendini kaygıdan izole ettiğini düşünebilir. İşte orda yanılıyorsunuz!

>>Coronavirüs depresyon yapar mı?

Bergamo’da korkuyla yaşadığımız şu günlerde, hakkettiğimiz ev huzurunu bulmak imkansız. Pencereyi açtığımda duyduğum şey kiliseden gelen ölüm çanları veya ambulans sesleri. Yabancı memlekette, evde tek başına, bu çan ve siren seslerini duyarken kaygı ve korku duymamak nasıl mümkün olabilir ki!

Dayanışma

Bu zor zamanda Bergamo’da ve İtalya’nın her yerinde insanların dayanışmasını görmek umut verici. Ayırım gözetmeksizin insanların ülkesine, toprağına sahip çıkması…

Son günler bu bilinmez düşmana karşı verilen savaşta şansımız olduğu umudunu veriyor. Ancak hayatımızı yeniden kontrol altına almak için sabırlı olmamız lazım.

>> Karantinadayken evde yapabileceğin 5 harika fikir!

karantinada ne yapılır

 

 

Share it! Sharing is cool!!!


Do you want more? Subscribe my newsletter:

[mc4wp_form id="3388"]

Related Posts:

Tomasz Łoziński

Özgürce seyahat etmekten ve insanlarla iletişim kurmak için dil öğrenmekten hoşlanan bir Polonyalı. İngilizce, Almanca, İtalyanca ve Türkçe konuşuyor. Aynı zamanda fotoğrafçı olmayı amaçlıyor ve tanımadığı insanlara kartpostal göndermeyi seviyor.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.