Blogging-blog-turkishblogger

Aylar sonra Blog yazmama sebep olan şey!

Evet doğru, uzun zamandır yazmıyordum. Bunda en büyük neden, Arya Hanım’ın büyüyüşüne tanıklık etmiş olmam. Yazmaktansa onunla vakit geçirmeyi tercih ettim. 

Çünkü Blog yazmak öyle dışarıdan görüldüğü gibi kolay değil. Her kafandaki fikri hop diye yazmıyorsun. Gerektiğinde farklı dillerde kaynak araştırıyorsun, düşünceyi edindiğin bilgiyle derliyorsun. Fotoğraf buluyorsun. Benim gibi Blog, kendi fotoğraflarından oluşuyorsa işin daha zor. Haydi kendin çek fotoğrafı. Sonra fotoğrafın düzenlemesi, edit edilmesi… Çok iş.

Yazacak fikirler var ama, ne Arya’nın hayatından çalacak ne de bu işin altından kalkacak zamanım vardı. 

Bunu tamamen hobi amaçlı yapıyorum. Ne kadar kendince geliri olsa da blog benim hayatımı geçindiren bir kaynak değil. Ama insan yine de yazılarım okunsun istiyor. Okununca mutlu oluyor. O yüzden zaman zaman bakarım istatistiklere ne kadar ziyaretçi olmuş diye.

Aylardır yazı yazmadığım gibi istatistiklere de bakmıyordum. “Eminim düşmüştür, zaten bir şey yazmıyorum” diye düşünüp elim o linke kaymıyordu bir türlü. 

Artık Arya büyüdü (inanması zor ama). Öyle büyüdü ki kreşe başladı. İşte zincirler böylelikle koptu. 

Blog stats
Taze taze istatistik 😀
İstatistiğin nasıl göründüğünü merak edenler.. O nokta da sen de varsın :))

Ve bugün o tarihi gün. Cesaretimi toplayıp, battı balık yan gider diyerek freepassenger analitik sayfasını açtım. Bir de ne göreyim, Blog aktif dönemde olmadığı kadar ziyaretçi almış, on binlerce kişi ziyaret etmiş. O şaşkınlıkla sevincimi, heyecanımı kiminle paylaşayım bilemedim. Tabii ki bu mutluluğu en çok paylaşmayı hak eden ilk başta SEN, bu metni okuyan kişidir. 

O yüzden sana teşekkür ediyorum, beni yalnız bırakmadığın için 😀

Çekinme uzakta kalma! İstediğin zaman aşağıdaki yorum kutusuna bir gülücük, bir selam bırakabilirsin.

Hayat paylaşıldıkça güzel! 

Yakın zamanda yeni fikir, düşünce veya yerlerde görüşmek üzere <3

Avustralya göçmenlik

Avustralya kapılarını göçmenlere açıyor

Avustralya Hükümeti Kuzey Bölgesi ve Güney Batı Viktorya Bölgesi için nüfusu artıcı bir yasayı kabul etme aşamasında. Bu yasaya göre Avustralya kapılarını göçmenlere kalıcı olarak açıyor.

Avustralya göçmenlik başvurularındaki dil, kalifiye eleman ve gelir kriterleri düşürülerek kalıcı işçiler alıyor. Böyle bir yasa daha önce yoktu. 

Şartları nüfusun az olduğu bu bölgelerde en az 3 yıl yaşamayı taahhüt etmek.

Geçtiğimiz yıllarda Avustralya’nın göçmenlik programı için iyi derece İngilizce bilmek, iyi bir eğitime sahip olmak yaş gibi kriterleri oldukça ağırdı. Ancak yeni düzenlemeler ile az İngilizce, az eğitim ve az gelir ile de başvuru yapılabilecek.

Kuzey Bölgedeki işverenler kalifiye eleman bulmak ve elde tutmakta sıkıntı çekiyor. Bunda asıl neden aşırı tropikal iklim ve uzaklık. Kuzey Bölge Hükümeti işçi alımlarını 111 farklı iş alanı artırdıklarını ve 117’ye çıktığını, maaş ve İngilizce şartlarını indirerek kalıcı oturum izni verdiklerini onaylıyor.

Kuzey Bölge milletvekili Selena Uibo:

“Daha çok insan demek, daha çok iş, daha güçlü ekonomi ve daha çok vergi demek. Bu da daha iyi okul, hastane ve daha fazla polis anlamına gelir.”

Warrnambool Bölgesi göçmen birimi ise bölgeye et, süt ürünleri ve diğer tarım alanlarında çalışacak işçi alacaklarını bildirdi.

Ancak hükümetin korkusu göçmenlerin ülkeye gelip büyük şehirlere yerleşmeleri. Bunu istemeyen Avustralya hükümeti şartları yerine getirmeyen göçmenlere kalıcı oturum izni vermeme konusunda kararlı.

Yasa imzalanıncaya kadar, ne kadar bölgede kalacakları ve diğer şartlar hakkında kesin bir bilgi yok.

Daha fazla bilgi için: Door opens for permanent migration to Australia for low-skill workers without great English

Fethiye

Fethiye’de Yaşam

Nokta atışı ile geldiğimiz Fethiye’de yaşayalı iki ay oldu. İki ay oldu ve yakında tekrar eşyaları toplamak için kolları sıvayacağız. Bu sefer gerçekten niyetimiz bu değildi. Bu sıcak, ılıman, doğal, yurdumun güzel yerinde daha uzun kalmaktı niyetimiz. Ama olmadı.  (daha&helliip;)

Arabaturu-arabayolculuğu-portbagaj-arabaüstübagajı

Biz yine evde yokuz

Araba ile İtalya’dan Türkiye

Karanlık ve yağmurlu İrlanda’yı bırakalı tam da bir sene oluyor. Bir sene önce iki kişi olarak geldiğimiz İtalya’dan şimdi üç kişi olarak ayrılıyoruz. Doktorların bilinçli ve doğal yollu yaklaşımı ile yemeklerinin kalitesiyle İtalya bebek dünyaya getirmek için oldukça doğru bir noktaydı. Ancak kışın kapıya dayanması, şalgam ve baklava özlemi bizi Türkiye topraklarına çekmeye başladı bile. (daha&helliip;)

Slovenia

Saklı cennet: Slovenya

Hiç araştırmadan, bilmeden gittiğim ve çok etkilendiğim iki ülke oldu şimdiye kadar. Biri Malezya’ydı, diğeri Slovenya. Gitmeden önce Slovenya hakkında pek de bir şey duymamıştım. Genellikle ilk akla gelinen ve gidilen Avrupa ülkeleri Fransa, İtalya veya İspanya iken zavallı Slovenya’yı konuşan pek olmaz. Daha önce bir Sloven ile dahi tanışmadım. Zaten ülkede 2 milyondan az insan var. O yüzden bir Sloven ile tanışma ihtimali bir Adanılıyla tanışma ihtimalinden çok daha az! (daha&helliip;)

Neden yabancıyla evlenmeli?

Soruyu cevaplamadan önce ben neden yabancıyla evlendim hemen onu anlatayım.

Ben neden yabancıyla evlendim?

Evlilik kriterlerim arasında uzun boylu, yakışıklı, sarışın, iyi bir işi ve geliri olan, beyaz bir atı olan, evlilik teklifi için o beyaz atıyla ve ağzında tuttuğu kırmızı gülüyle gelmesi falan diye şeyler yoktu tabii ki. Evlilikten bahsediyoruz burada. Yani sevgi, aşk falan var ortada. Öyle listelemekle olacak şeyler değil. (daha&helliip;)